The Marmara Oteli'nin pastahanesinde patlayan bomba sonucu yazar Onat Kutlar ve arkeolog Yasemin Cebenoyan…
Opera Pastanesi Saldırısı, 30 Aralık 1994'te Taksim'de The Marmara Otel'inin girişinde yer alan Opera Pastanesi'ne yapılan bombalı terör saldırısıdır. Saldırıda 3 kişi ağır yaralandı, ağır yaralananlardan arkeolog ve rehber Yasemin Cebenoyan ile şair ve yazar Onat Kutlar hayatını kaybetti.
Yılbaşından iki gün önce yaşanan saldırı İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi (İBDA-C) adlı örgüt tarafından üstlenildiyse de saldırıyı PKK terör örgütünün yaptığı ortaya çıktı. PKK'lı terörist Deniz Demir bombayı koyduğunu itiraf etti, sonrasında itirafçı olup pişmanlık yasasından yararlanarak 9 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye oldu.
Arka plan
1990'ların ilk yarısında PKK terör örgütü, kırsaldaki silahlı çatışmaların yanı sıra büyük kentlerde de sivil hedeflere yönelik bombalı eylemlerini yoğunlaştırdı. 1994 yılı boyunca yalnızca İstanbul'da 15'ten fazla küçük ölçekli patlama yaşandı; emniyet raporları bunların çoğunu “şehir timleri”nin düzenlediğini kaydetti.
Opera Pastanesi, Taksim Meydanı’nda hem İstanbulluların hem yabancı turistlerin sıkça buluştuğu, The Marmara Otelinin giriş katında yer alan popüler bir mekândı. Yılbaşı yaklaşırken İstanbul Emniyeti, “turistik alanlarda olası provokasyon” ihtimaline karşı otellere ve eğlence işletmelerine yazılı uyarı göndermişti.
Saldırının ayrıntıları
30 Aralık 1994 Cuma akşamı saat 18.45'te, Taksim Meydanı'ndaki The Marmara Oteli'nin giriş katında bulunan Opera Pastanesi'nde büyük bir patlama meydana geldi.
Görgü tanıkları, siyah renkli bir çantanın iki kişi tarafından boş bir masaya bırakıldığını ve bu kişilerin hızla dışarı çıktığını ifade etti. Çantaya yerleştirilen 3–4 kilogramlık el yapımı patlayıcının TNT ve plastik patlayıcı karışımı olduğu emniyet uzmanlarınca tespit edildi.
Patlama opera pastanesinin cam ve mermer cephelerini tamamen yıktı; yandaki otel lobisinin vitrinleri de kırıldı. Yaklaşık yirmi metrelik alanda şarapnel etkisi oluştu ve çevrede park hâlindeki dört araçta hasar meydana geldi. Olay yerine ilk ulaşan polis ekibi ikinci bir düzeneğe karşı bölgeyi hızla boşaltırken, itfaiye ve 112 sağlık ekipleri sekiz dakika içinde müdahale etti.
Aynı gün yapılan ön incelemede düzenek “profesyonelce hazırlanmış, zaman ayarlı” olarak rapor edildi; güvenlik kameralarının düşük çözünürlüğü nedeniyle şüphelilerin kimliği o aşamada netleştirilemedi.
Kurbanlar
Patlamada ağır yaralanan üç kişiden arkeolog-rehber Yasemin Cebenoyan olay yerinde öldü; şair-yazar Onat Kutlar ise ağır iç kanama nedeniyle kaldırıldığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 11 Ocak 1995’te öldü.
Aynı saldırıda Ömer Taşdelen sol bacağından, Ayşe D. (soyadı basına açıklanmadı) ise yüzünden ve kolundan yaralandı; her iki yaralı birkaç gün içinde taburcu edildi. Emniyet kayıtlarına göre bir erkek müşteri daha hafif yaralanmasına rağmen kimlik bilgileri kamuoyuyla paylaşılmadı.
Soruşturma ve yargılama
Saldırıyı aynı akşam faks bildirisiyle “İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi” (İBDA-C) üstlendi; ancak İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ilk teknik bulguların PKK terör örgütünün geçmiş kent eylemleriyle örtüştüğünü duyurdu.
Yaklaşık bir ay süren kamera analizi ve tanık beyanları sonunda, PKK terör örgütü mensubu Deniz Demir 5 Şubat 1995’te Esenler’de yakalandı. Demir sorgusunda çantayı pastaneye kendisinin bıraktığını, talimatı örgütün “şehir timleri” sorumlusundan aldığını ifade etti.
İstanbul 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, 1999/186 esas sayılı dosyada Demir'i “devletin birliğini bozmaya teşebbüs”, “kasten adam öldürme” ve “patlayıcı madde kullanmak” suçlarından toplam 26 yıl ağır hapse mahkûm etti. Sanık, duruşmalarda “pişmanlık yasası” kapsamında itirafçı olduğunu belirterek ceza indirimi talep etti; mahkeme 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 221. maddesini uygulayıp cezayı 12 yıla düşürdü.
Deniz Demir, hükümlülüğünün dokuzuncu yılında şartla tahliye edilerek 18 Mart 2004'te serbest bırakıldı. Karar 2005 yılında Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşti.
Tepkiler
Patlamadan bir gün sonra, 31 Aralık 1994'te Taksim Meydanı'nda yaklaşık on bin kişi mumlar taşıyarak sessiz yürüyüş düzenledi; kortej boyunca “Şiddete Hayır” ve “Onat Kutlar Yalnız Değil” pankartları taşındı. Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN Türkiye Merkezi ve Sinema Emekçileri Derneği yaptıkları ortak açıklamada saldırının “kültür ve ifade özgürlüğüne doğrudan darbe” olduğunu vurgulayarak faillerin en kısa sürede yargılanmasını talep etti.
Kültür Bakanı Fikri Sağlar 2 Ocak 1995'te saldırı alanını ziyaret ederek Opera Pastanesi çalışanlarıyla görüştü ve devletin “sanat dünyasına yönelik bu menfur saldırıyı unutmayacağını” belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, olaydan sonra Taksim Meydanı çevresindeki güvenlik kameralarını yenileyip aydınlatmayı güçlendirdiğini duyurdu.
Onat Kutlar'ın ölümünün ardından birçok edebiyatçı ve sanatçı, Cerrahpaşa'da düzenlenen törende “barış ve dayanışma” çağrısı yaptı; cenaze törenine binlerce kişi katıldı. Saldırının yirminci yılından itibaren her 30 Aralık'ta yazın ve sinema toplulukları Taksim'de anma geleneğini sürdürdü.
Sonrası ve etkileri
Patlamadan bir yıl sonra, The Marmara Oteli yönetimi hasar gören işletmeyi yeniden pastane olarak açmak yerine kapatma kararı aldı; mekân 1996'dan itibaren otelin “Café Marmara” isimli büfesi olarak işletilmeye başladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi saldırıyı izleyen haftalarda Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi çevresindeki aydınlatmayı güçlendirdi; Emniyet teşkilatı ise meydandaki eski tip kameraları yenileyerek 24 saat kayıt uygulamasına geçtiğini duyurdu.
Onat Kutlar'ın anısını yaşatmak amacıyla İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) 1995'ten bu yana yıllık “Onat Kutlar Öykü Ödülü” düzenlemektedir. Ödül, çağdaş Türk edebiyatına katkı sunan bir öykücüye verilir.
30 Aralık 2012'den başlayarak her yıl patlamanın yıl dönümünde Taksim'de anma programı düzenlenmektedir. 2022'deki törende Kutlar ve Cebenoyan'ın portreleri taşınmış, Opera Pastanesi'nin olduğu yerin girişine karanfiller bırakılmıştır.
Saldırı, 1990'ların ortasında Türkiye'de artan kent merkezli terör eylemlerinin sembolik örneklerinden biri kabul edilir; güvenlik güçleri olay sonrası hazırladığı raporda “şehir timlerinin sivilleri hedef alan taktiklerinin kamuoyunda geniş yankı yarattığı” değerlendirmesine yer vermiştir.
Popüler kültürde
Hasan Ali Toptaş’ın 2005 tarihli romanı Uykuların Doğusunda, Taksim’deki bir pastanenin bombalanması sahnesi dolaylı biçimde Opera Pastanesi Saldırısı’na gönderme olarak değerlendirilir.
Önder Esmer’in Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar (2023) adlı belgeseli, Onat Kutlar’ın yaşam öyküsünü anlatırken saldırıya ve sonrasındaki toplumsal etkiye ayrı bir bölüm ayırır.
Gazeteci-yazar Zeynep Oral’ın “Onat Kutlar… 30 yıl önce…” başlıklı denemesi, patlamanın edebiyat dünyasında bıraktığı izi ve Kutlar anmalarını konu edinir.
Anlatım metni Türkçe Vikipedi’deki “The Marmara Oteli'nin pastahanesinde patlayan bomba sonucu yazar Onat Kutlar ve arkeolog Yasemin Cebenoyan…” maddesinden alınmış ve uyarlanmıştır (CC BY-SA 4.0, Vikipedi katkıcıları); dipnot işaretleri çıkarılmıştır. Birincil kaynaklar aşağıdadır.
